KORKUYORLAR, KORKACAKLAR!
Bir ülkede bir iktidar neden korkar?
Korkmasının sebepleri nelerdir?
Hangi iktidarlar korkar ve korkmalıdır?
Halkından kopmuş, kendi halkına yabancılaşmış; her türlü yanlışın içine sürüklenmiş iktidarlar halktan korkar.
Adaletten uzaklaşıp diktatörlüğe özenenler halktan korkar.
Ülkesine ihanet edenler halktan korkar.
Halkının yanında durmayıp çıkar gruplarıyla iş birliği yapanlar halktan korkar.
Toplumun her kesimine eşit mesafede durmayanlar halktan korkar.
İktidar sarhoşluğuna kapılan, egosunu halkın üstünde görenler korkar.
Muhalefeti yok sayan, susturmaya çalışanlar korkar.
Hele ki; gerçeği yazmaktan çekinmeyen gazetecilerden, yazarlardan, şairlerden ve sanatçılardan daha çok korkarlar.
Çünkü onlar toplumu aydınlatır, gerçeği görünür kılar.
Basın olmazsa, iktidar yanlışlarını görmez, görmek istemez.
Bu yüzden baskı kurarlar.
Susturmaya çalışırlar.
Kalemleri kırmak, sesleri kısmak isterler.
Oysa bilinmelidir ki; basın, sanat ve düşünce insanları bir ülkenin düşmanı değil, yol göstericisidir.
Onlara kulak veren iktidarlar güçlenir; halk ise huzur, barış ve kardeşlik içinde yaşar.
Peki, tüm bunları yapan iktidarlar halktan korkmalı mıdır?
Evet, korkmalıdır.
Ancak unutulmamalıdır ki; korkunun ecele faydası yoktur.
Gerçek güç, halkın sesini duymakta ve ona kulak vermektedir.
Yaşasın barış ve kardeşlik!
Yaşasın basın özgürlüğü!
Basın susmaz, susturulamaz.
Tüm siyasi tutsaklar, gazeteciler, yazarlar, şairler ve sanatçılar derhal özgür bırakılmalıdır.
Aksi halde…
Korksunlar halktan!
Haydar CURACI





