Eski insanlar, eski eserler…
Giyim kuşam, edep, vakar
Sevgiyle saygı iç içeydi,
Şimdi arar olduk her karışta.
Bir cenaze olurdu mahallede,
Kırk gün yas tutulurdu ardından.
Şimdi düğün gibi kalabalıkta
Zılgıt atılıyor ardından utanmadan.
Eskiden selam, bir tebessümle
Hürmetle, baş eğerek verilirdi.
Şimdi ise ses yok, selam yok,
Parayla bile satılmıyor iyi niyet.
Büyüklerin yanında
Ne sigara içerdik,
Ne ayak uzatırdık.
Susardık, haddimizi bilirdik.
Gelinler utana sıkıla
Kendi elleriyle yapardı çeyizini.
Şimdi bakıyorsun,
Kalıp var, şekil var…
Ama içinde insan yok.
Para çok,
Sevgi yok, sadakat yok.
Diller küfürlü, gözler hoyrat,
Eller yabancı, kalpler uzak.
Devir değişti…
Bulut ürkek,
Toprak çorak,
İnsan dönek.
Bereket bile sildi elini,
Utanmış gibi bizden.
Eskiden hal hatır sorardık,
Bir tas çorbayı paylaşırdık.
Komşu açken tok yatılmazdı,
Şimdi kapı kapıya bile küs.
Ey zaman!
Nereye sakladın
O güzel insanları?
Biz ne olduk da
Onlar yok oldular?..
Devran bulut




