Mülteci sessizliği
artık kan damlıyor
sahte baharların çiçeklerinden
çocuk avuçlarına
duvarlarımızda yankılanıyor
bir ıslık sesi gibi çığlıklar
avuçlarımız ölüm kokarken
kar yağıyordu başımıza
gözyaşlarıyla ıslanmış
sırtımızda hançer yarası
dilimizde mülteci sessizliği
kanar durur umutlarımız
güneşin gözlerinde
üşüyen ellerimizde birikirken kin
gözlerimizde şimşekler çakıyordu
alev atan
ölümün soğuk rengi,
bir yanık ezgi oldu yüreğimizde
sessizliğe gömülürken yeryüzü
umutlarımıza binlerce kurşun sıkıldı.
bu şehrin kör sokaklarında
ezildik,
dövüldük,
vurulduk
kendi topraklarımızda
ölü canlarımıza
güneş şahitlik etti günlerce
yaprakları kırmıza çalan
kan çiçekleri açtı kırlarımızda
ölüm kokan kokularıyla
ve biz yine
umudumuzu kaybetmedik özgürlükten yana
dem tutmaz bugün türküler
zemheride ölüm üşürken
karanlığa teslim olmuştu
ölümcül susmalarımız
yüreğimiz yanıyordu
yere düşen her çığlıkla
apansız bir yağmur gibi
başımıza yağıyor ölüm
ayaza çalan gülüşlerimize hasrettik
namlunun soğuk ucunda
dedim ya
biz yine de
umudumuzu yitirmedik
özgürlükten yana




