BİLGİ VE İNSAN
Tarih ile ilgisi olanların
İnsanlığın gelişim sürecinin nasıl bir seyir izlediğini ve kendi varoluşsal durumlarını gerçekleştirmek için doğadaki nesnelerin algılanmasiyla yeni bir sürecin nasıl başladığını okuyrak anlamaya çalışıyoruz.
Ve bunun önemli başlangıcı tabi ki yazının bulunuşyla zihinlerde, düşüncelerde ve duygularda bir devrim gerçekleşiyor.
Hinduizm den, Antik Yunan’a, Hirsitiyan mistisizm den İslam tasavvuf’una kadar sirayet eden önemli bir tespit ise “Kendini bil” yaklaşımıdır.
Ya da Alman şair ve filizof un dediği gibi varoluşsal gerekçemiz doğa ise bizi terbiye eden de sanat ve edebiyat tır yaklaşımı insan oğluna bahş edilmiş önemli bir meziyet olan okumanın insan zihinde ve karekterinde yarattığı önemli bir değişim sayesinde olmuştur.
Tabi önemli olan bu okuma meziyetin yanı sıra ahlaki bir değere de sahip olmaktır.
İnsanlık için bilim bulunduğu gibi insanlığın sonu için Atom ve nükleer de bulundu maalesef.
Kısacası;
Zihinsel ve duygusal anlamda kendimizi tanımlamak için okuma ve yazmanın bizlere kattığı değer çok önemlidir, tabi ki insanlığın ortak değerlerine katkı sunduğumuz kadar var oluyoruz.
Cumali Kahraman




