YAŞA-DER VE SANAT
Edebiyat, sadece kelimelerin bir araya gelmesi değil; bir ruhun, bir fikrin ve en önemlisi sürekli devam eden bir öğrenme sürecinin dışavurumudur.
Bu devinim içerisinde, Sayın Muzaffer Kalaba başkanlığında temelleri atılan ve kısa sürede bir “edebiyat okuluna” dönüşen YAŞA-DER, bugün sanat dünyasında müstesna bir yer edinmiş durumdadır.
Bir Akademi olarak
YAŞA-DER’i sadece bir dernek ve sosyal medyada bir sayfa olmanın ötesinde ve yapısından ayıran en temel özellik, onun “üretkenlik” üzerine inşa edilmiş bir akademi kimliğine bürünmesidir. Emeği geçen her gönüllünün ve her değerli dostun katkısıyla şekillenen bu çatı, edebiyat dünyasında sadece bir isim olarak değil, bir misyon olarak varlığını sürdürmektedir.
Derneğin başarısının sırrı, bireysel başarıların ötesinde, kolektif bir bilincin ürünü olmasında yatmaktadır.
”Hem Öğretiyoruz Hem Öğreniyoruz”
YAŞA-DER’in kuruluş felsefesinin merkezinde yer alan “Hem öğretiyoruz hem öğreniyoruz” şiarı, aslında kadim bir bilgeliğin tezahürüdür.
Bilginin ve sanatın paylaştıkça çoğaldığına olan inanç, derneği durağanlıktan kurtarıp dinamik bir yapıya kavuşmasidir.
Öğretmek, bilginin sorumluluğunu taşımaktır.
Öğrenmek ve hayat döngüsünün öznesi olmak
doğanın ve evrenin temel kanunu değişimdir.
Tüm nesneler ve canlılar ancak kendilerini yenileyerek hayat döngüsünün birer “öznesi” olabilirler. Kendini yenileyemeyen, düne takılıp kalan her yapı zamanla nesneleşir ve etkisini yitirir. YAŞA-DER, bu evrensel kuralı bir ilke edinerek, edebiyatı güncel tutmayı, gelenekle geleceği harmanlamayı ve her daim taze kalmayı başarmaktadır.
Sonuç
Başta Muzaffer Kalaba başkanımız olmak üzere, bu kutlu yolda elini taşın altına koyan herkesin yüreğine sağlık. YAŞA-DER, edebiyat dünyasında bir okul, bir yuva ve bir ilham kaynağı olarak yürümeye devam edecektir. Çünkü biliyoruz ki; üretmek yaşamaktır ve paylaşılan her kelime geleceğe bırakılan en büyük mirastır.
Cumali Kahraman




