YAŞAMIN KISIR DÖNGÜSÜ
Sevgili Dostlarım Merhaba….
Çevremde kime rastlasam yaşamın kısır döngüsü halinde şikayetleri had safhada.
Ekonomik sıkıntılar , yaşamın getirmiş olduğu çözülmeyen problemler, hastalıklar hatta insanların birbirine azalmış olan güven sorunu tamamen her bireyde farklı farklı psıkolojik sorunlara yer açmış durumda .
Arkadaşlarımı görüyorum, sohbet ediyorum sıkıntı ve kaygılarımızı dile getirip, sohbetimizi bir başka görüşmeye bırakıp noktalıyor ve ayrılıyoruz.
Bu sıkıntı ve kaygılardan biri de ekonomiye dayalı günlük yaşamın bizlere getirmiş olduğu tek düzelik .
Farklı olmayan , farklılık yaratılamayan, hayattan zevk almadan yaşanan boşa geçen ömürler .
Artık insanlar günlük yapılan rutin olan herşeyden sıkılmış durumda .
Hayatlarında bir heyecan istiyorlar.
Kimin ağzını açsan hayatından şikayetçi.
Kimin yüreğine dokunsan en yakınındaki sevdiklerine karşı kırgın .
Kimin yarasını açsan kabuk bağlayan sevgi noksanlığı.
Kimin konuşmasında bulunsan bir başkasının başarısını aşağıya çekmek için küçümseyen kelimeler .
Umut cesaret sadece bir kelimenin anlam güzelliğinde kalmış gibi görünüyor.
İçerikte bağlayıcı hiç bir eylem yok.
Umudu cesareti olan insanların da arkalarından bir küçümseme, alaylı imalar, beğenmemeler.
İnsanoğlunun derininde özümseme, başarıya karşı övme yok olmuş gitmiş durumda .
Evet sevgili okurlarım cidden toplumumuzda yaşayan çoğu insan bu psıkoloji de yaşama tutunmuş bir şekilde mutsuz, umutsuz, kaygılı, tatsız tutsuz ve sevgisiz bir şekilde yaşayıp gidiyor.
Pardon biz buna nefes alıp vermek, günlük ihtiyaçlarını karşılıyor dersek yanlış bir kelime kullanmamış oluyor gibiyiz.
Gelelim başka bir konumuza.
Kime rastlasam, kiminle konuşsam, elli yaşını geçmiş hatta altmış yaşını çoktan geçtiği halde emekli olmayı düşünmeyen konuşmalarını dinliyoruz.
Şimdi diyeceksiniz ki Nesrin hanım hayat pahalılığı ekonomik koşullar artık o kadar arttı ki insanlar tabiki emekli olmayıp altmış beş yaşına kadar çalışmak isteyeceklerdir .
Hak veriyorum .
Ama benim bahsedeceğim başka bir durum daha var .
Ekonomileri iyi ama kendilerine bir uğraş bulamamış başka bir kesim daha var .
Yıllarca karı koca çalışmış çocuklarını okutmuş evlerini arabalarını almış ömürlerinin sonuna kadar emekli maaşlarıyla rahat rahat geçineceklerini bildikleri halde, halde çalışmayı benimsedikleri ve yaşamlarından mutsuz olduklarını her konuşmalarında dile getirdikleri halde çalışma ortamından bir türlü kendilerini emekli edemeyen insanlarımızı bireylerimizi çalışanlarımızı kasttediyorum .
Sizler 65 yaşına kadar çalışıp didinin emekli olduğunuzda boş boş yine oturmayacak mısınız .
Şimdi siz okurlarımla biraz bu konuya değinelim hatta dertleşelim istiyorum .
Çalışmak da bir yere kadar .
Zamanın akışında vücudu beyni yüreği dinlendirmekte şart.
65 yaşına kadar çalışıp didinmiş çocuklarını büyütmüş ekonomik alanda evini arabasını almış siyaseti sporu konuşmuş ama bu yaşına kadar kendine hiç bir uğraş hobi edinememiş o kadar çevremizde dosttumuz arkadaşımız tanıdıklarımız var ki .
Siyaseti konuşmuş, sporun futbol maçların da kendi takımımının bir maçını kaçırınca üzülmüş amma velakin bu yaşına kadar bir kitap okumamış, bir şiir ezberlememiş, bir fırça eline alıp bir tuvale renk vermemiş , bir tiyatroya gitmemiş hatta tiyatral hiç bir oyunu benimsememiş o kadar insanlar bu toplulumuzda var ki .
İşte bu insanlar hayallerindeki emekli olunca dünyayı gezeceğim demeleri sadece sözde kalıyor dersek deyim yerinde olacaktır .
Haklısınız dostlarım dünyayı gezmek para ister ama bir şiir okumak para istemez .
Bir kitap okumak para istemez .
Bir tiyatroya gitmez fazla bir para istemez .
Yani demem o ki para istemeyen insanın yüreğini beynini doyuran kişisel gelişimini yükselten çok şey var bu hayatta.
Yaşam bır kısır döngü halinde , ama bu yaşamı rutin olmaktan çıkması da biz insanların elindedir.
Ne yapıyoruz.
Yaş ne olursa olsun.
Bir kitap okumaya başlıyoruz.
Bir şiir ezberliyoruz.
İnsanların becerilerini övme sanatımızı geliştirmeye çalışıyoruz.
Kimseyi iğnelemeden, yargılamadan insanları olduğu gibi kabul ediyoruz.
Bir hayvan sevgisi bile merhamet vijdan duygumuzda nelerin değiştiğine tanık ederek canlıları korumaya çalışıyoruz.
Yaşam her dakikada yeniden başlıyor unutmayınız .
Sevgi ve saygılarımı sizlere iletirken tüm güzelliklerin sizlerin olması dileğiyle..
Nesrin Erdoğmuş




